Hayatımın Kadınları

Hayatımın Kadınları

Farkında olmasa da herkesin “hayat” dendiğinde anladığı şeyi özetleyen tek bir kelime vardır. Hayatın özüdür onun için. Hayat uçsuz bucaksız bir deniz ise, bu şey; o denizin en coşkulu ve aynı zamanda en dingin yerinin adıdır ona göre. Huzur kaynağı, yegane zevki, görünce yüzünün güldüğü, sahip olunca tüm dünyanın onun olduğunu hissettiren bir şey. Simyacı’da “Kişisel Menkıbe” de denir buna. Kimi için paradır bu, kimi için kariyer, kimi için statü, kimi için sanat… Liste uzar gider. Benim için bu kelime veya kavramın adı “kadın”dır.

Yukarıdaki sözleri söylediğimde bir toplantı sonrası yemekteydik ve masadaki 10-15 kişinin hepsinin yüzünde de aynen bu satıları okuyan sizler gibi şaşkınlık ifadesi vardı. Her ne kadar insanlara garip gelse de ben böyle düşünüyordum. Dünyada biz erkeklerin sahip olduğu en iyi şey, bence kadınlardır. Alalh’ın b iz erkeklere en büyük lütfu… Diğer bütün hedeflerinizi, zevklerinizi, yaşam kaynağınızı bir düşünün. Hangisi bir kadın kadar iyi bir seçim olabilir? Bunu sapkınlığa, zaafa veya klasik söylemlerle; bastırılmış duygu ya da dürtülere boşuna bağlamaya çalışmayın.

Önce kendinize itiraf edin: Dünya kurulduğundan beri binlerce sanatçı, edebiyatçı, bilim adamı ve düşünür bize kadınları anlatmaya çalışmadı mı? Her kadın bir güzellik timsali değil midir? Değilse neden halâ güzel olan bir şeyi anlatmak için kadınları örnekliyoruz. Bir ürün veya hizmeti tanıtırken neden halâ kadınlar kullanılıyor? Neden dünyayı yönettiğimizi sansak da geri planda iktidar hep kadınlarda? Kadınlar benim hayatımın -itiraf etmekten çekindiğiniz halde sizin de- yegane güzelliği ve umarım hep öyle kalırlar.

İşte bu yüzden size “Hayatımın Adamları”ndan önce kadınlarından söz ediyorum. Çünkü geriye dönüp baktığımda; hayatımdaki her kadın hayat tecrübeme ve dolayısıyla kişiliğime, iyi veya kötü katkıda bulunmuş. Üstelik bunu “Hayatımın Adamlar”ından çok daha kalıcı ve etkili bir şekilde yapmışlar. Yaşayanlar bilir: bir ilişkiye girdiğiniz gibi çıkmazsınız. En sıradan ilişki bile size, hayat tecrübenize, kişiliğinize veya davranışlarınıza mutlaka bir şeyler katar. Bir ilişkiden sonra pişmanlık veya mutluluk, her ne hissederseniz hissedin; yaşananlar sizin hayata ve insanlara bakış açınızı etkileyen bir katkı yapmıştır. Tıpkı bir kale yapılırken ustaların eklediği her taş gibi her kadın da benim kaleme bir taş koymuş.

Bu vesileyle hayatımın bütün kadınlarına buradan sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Ve siz dünya üzerindeki tüm kadınlar: İyi ki varsınız ve iyi ki hayatımızdasınız.



28 Responses to “ “Hayatımın Kadınları”

  1. Aziz Aydın diyor ki:

    Bu yazının ilk yayınlandığı günleri hatırlıyorum Dolmakalem’de… Gelişmiş, daha da güzelleşmiş. Tekrar şekkürler üstadım :)

  2. Esra Bekar diyor ki:

    Güzel bir yazı olmuş.

  3. Ömer Enis diyor ki:

    Benim hayat felsefimi değiştiren.. Hayatımın en bereketli döneminin kapılarını açan sevgili yazarımıza huzurunuzda teşekkür etmek isterim. Her daim kadınlarla ilgili başucu kaynağım olan Fatih Bey’e defalarca teşekkür etsem gene azdır… Saygı ile, hürmetler.. :)

  4. Fatih Taşkıran diyor ki:

    Çok teşekkürler güzel yorumlar için. Ömer ne yaptın?.. Duyan da bir şey sanacak :)

  5. Esra Bakar diyor ki:

    Bize bir de erkeklerle ilgili başucu kaynağı lazım :))

  6. Sadi Tekin diyor ki:

    Başucu kaynağına ihtiyaç yok esra, üç maddede çözülür olay… :)

  7. Ömer Enis diyor ki:

    Esra başucu kaynağı bir dost olmalı derim ben!

  8. Esra Bakar diyor ki:

    Neymiş o üç madde? :)

  9. Fatih Taşkıran diyor ki:

    @Sadi, ben de merak ettim

  10. Ahrar diyor ki:

    Fatih bey yazınız gerçekten çok etkileyici.. Çok teşekkür ederim, yüreğinize sağlık.

  11. Vaay güzel. En azından itiraf edebilmen..bu arada o 3 şeyi bende merak ettim :D

  12. Sunipeyk diyor ki:

    Bize kadınları anlatmaya çalışan “bilim adamlarını” merak ettim ben en çok :)

  13. Deniz Coşkun diyor ki:

    Sigmund Freud

  14. Nefret ediyorum şu Freud’tan :D

  15. Deniz Coşkun diyor ki:

    Bir de Benjamin Franklin’in kaçamakları var:) O da severmiş kadınları…

  16. Fatih Taşkıran diyor ki:

    Tüh ben de Freud’dan başla, say binlercesini Sunipeyk diyecektim. Benden önce davranmışlar :)

  17. Esra Bakar diyor ki:

    Ya o Freud’un kendine hayri yokmus bana ne hayrı olacak ya… Boş işler bunlar :))

  18. Fatih Taşkıran diyor ki:

    Sunipeyk :) Kadınları anlamak diye bir şey yok. Onlar da bizim gibi insan zaten… Bakış açısı ile alakalı bir şey. Önemli olan karşındakini “insan” olarak anlamak. Gerisi gelir zaten :)

  19. Sunipeyk diyor ki:

    Fatih kötü giydirdin şimdi bana :)) Kapak olsun :)

  20. Fatih Taşkıran diyor ki:

    Estağfirullah üstadım :)

  21. Sunipeyk diyor ki:

    Yok yok iyiydi valla … Tokat gibi oturdu :))

  22. R. Selinay Arslan diyor ki:

    Kadını yücelten yüreği güzel, iyi insan! Güzel yazı… Döktürmüşsün yine… Kalemine sağlık!

    İyi çalışmalar…

  23. HC diyor ki:

    Fatih harika bir yazı ve kesinlikle katılıyorum, teşekkürler.

  24. Ebru diyor ki:

    Bu yazının aynısı çok önce de yazmamışmıydın? Alıntı mı bu tekrar mı? Nedir anlayamadım sahiden…

  25. Okumaktan büyük keyif aldım, böyle içten yazan erkekler çok az, büyük olgunluk …

  26. [...] yatağında keyifle yatarken, rakıda balık olurken, piponu keyifle tüttürüken, “Hayatının Kadınları” ile beraberken, haftalık eğlencelerinde kahkahalarla gülerken, sezon sezon dizileri [...]

Leave a Reply

Additional comments powered by BackType