Büyüklere Sosyal Medya Masalları

Sosyal Medya

Bir varmış, bir yokmuş… Teknolojiyi ve bilgiyi hep dışarıdan ithal eden bir ülkede, pazarlama vilayetinde markalar ve ajanslar mutlu ve huzurlu bir hayat yaşarlarmış. Her güne aynı şekilde başlayıp, atalarından kalan geleneklerini devam ettiren şehrin sakinleri, arada bu montonluktan sıkılıp farklı şeyler denemeye kalkışanları isyan çıkarmakla suçlayıp, hızla aforoz ederek alışkanlıklarını sürdürür, törelerini korurlarmış. Bu kurulu  düzen süregiderken bir gün, yine ithal edilen kolilerden birinin üstündeki yazı hepsini kuşkulandırmış: Sosyal Medya.

Şaka bir yana, son zamanların dillerden düşmeyen moda terimi Sosyal Medya (diğer adıyla Yeni Medya) üzerine o kadar çok şey yazılıp çiziliyor ki, terminolojisinden metodolojisine dek yeni oluşan bu dünya ile ilgili doğru bilgilere ulaşmak, her geçen gün samanlıkta iğne aramak kadar zorlaşıyor. Bilgi sahibi olmadan söylenen/yazılan bir çok yanlış bilgiyle şimdiden   hurafeleri oluşmaya başlayan bu yeni dünyayı hem daha iyi tanıyalım hem de öğrenmek isteyenleri daha yolun başındayken kulaktan kulağa yayılan bu bilgi kirliliğinden arındıralım istiyorum.

Sağlıklı bilgi ile yanlış bilinenleri birbirinden ayıralım ki, sonradan “Doğru Bildiğimiz  Yanlışlar” ansiklopedileri oluşmasın. Bu nedenle uzun zamandır aklımda olan “Büyüklere Sosyal Medya Masalları” adlı bir yazı dizisine ilerleyen günlerde başlıyor olacağım. Her bölümde ayrı bir konusunu işleyeceğimiz bu seride 5N1K mantığı ile ilerleyecek, “Yanlış-Doğru” yöntemiyle de şehir efsanesine dönüşen öyküleri gerçekleri ile kıyaslayacağız.

Sosyal Medya’nın temel taşlarından biri olan bloglar ile başlayacağımız seri ne kadar sürer, nerelere gider bilmem ama henüz yolun başında olan bu dünyanın bireylerine, oldukça faydalı bir tartışma ortamı yaratacağını ve katkılarl ile genişleyerek  kollektif akılla bilinç düzeyimizi genişleteceğini düşünüyorum. İlk bölümde görüşmek üzere…

3 Comments



8 Responses to “Büyüklere Sosyal Medya Masalları”

  1. Fatih Taşkıran diyor ki:

    Bir varmış, bir yokmuş… Teknolojiyi ve bilgiyi hep dışarıdan ithal eden bir ülkede, pazarlama vilayetinde markalar ve ajanslar mutlu ve huzurlu bir hayat yaşarlarmış. Her güne aynı şekilde başlayıp, atalarından kalan geleneklerini devam ettiren şehrin sakinleri, arada bu montonluktan sıkılıp farklı şeyler denemeye kalkışanları isyan çıkarmakla suçlayıp, hızla aforoz ederek alışkanlıklarını sürdürür, törelerini korurlarmış. Bu kurulu düzen süregiderken bir gün, yine ithal edilen kolilerden birinin üstündeki yazı hepsini kuşkulandırmış: Sosyal Medya.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  2. Murat Can Demir diyor ki:

    Merakla bekliyoruz

    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. Aziz Aydın diyor ki:

    Güzel girizgah.. Devamını bekliyoruz ;)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  4. Natali Yeşilbahar diyor ki:

    Keyifli bir yazı dizisi olacak gibi görünüyor.
    Hadi yazınız, okutmak istediğim birçok yakınım var.

  5. [...] Fatih Taşkıran -Büyüklere Sosyal Medya Masalları “Bir varmış, bir yokmuş… Teknolojiyi ve bilgiyi hep dışarıdan ithal eden bir ülkede, pazarlama vilayetinde markalar ve ajanslar mutlu ve huzurlu bir hayat yaşarlarmış. Her güne aynı şekilde başlayıp, atalarından kalan geleneklerini devam ettiren şehrin sakinleri, arada bu montonluktan sıkılıp farklı şeyler denemeye kalkışanları isyan çıkarmakla suçlayıp, hızla aforoz ederek alışkanlıklarını sürdürür, törelerini korurlarmış. Bu kurulu  düzen süregiderken bir gün, yine ithal edilen kolilerden birinin üstündeki yazı hepsini kuşkulandırmış: Sosyal Medya.” [...]

  6. Onur Değerli diyor ki:

    Güzel bir yazı dizisi olacak gibi. Bekliyorum…

  7. deniz diyor ki:

    konuyla alakası yok ama siteniz acaba wordpress ile mi yapıldı ve bu temayı nereden bulabilirim. Cevap yazarsanız sevinirim. İyi bloglar.

  8. ankarali diyor ki:

    Hayran kaldım bu web sitesine gerçekten. Şahane yazılar yazmışsınız. Emeğe saygı.

Leave a Reply

Additional comments powered by BackType