Arınma Terapisi

Arınma Terapisi

Bembeyaz, tertemiz, ışıl ışıl bir gömleğinizin olduğunu düşünün. Üstüne bir leke yapıştığında hemen onu çıkarmak ve temizlemek için uğraş verirsiniz telaşla… Eğer önemsemezseniz, ikinci leke size hiç dokunmayacaktır. Bu boşvermişlik, başlardaki tertemiz gömleğin katrana dönüşene dek çirkefe bulanmasıyla sonuçlanır. Ruhumuz da aynen böyledir. Çocukluğumuzdaki o saf ve temiz iç dünyamızı sonraki yıllarda katrana dönüştüren şey, belki de onu ilk pislikle tanıştığında telaşlanıp temizlemekten imtina etmemizdir.

Yıllar geçtikçe geriye dönmek, baştan başlamak veya bütün kirlerden arınma isteğini içimizde daha da yoğun hissederiz ama bunun giderek dahada zorlaştığını görürüz. Bazen yaşanan bir travma, içimizdeki yerleşmiş tüm öğeleri tuz-buz eder ve ruh dünyamızın derin çalkantılarla yerinden oynamasına sebep olur. İşte o anlarda yenilenme ve arınma isteği güçlü bir şekilde yeniden ortaya çıkar. Ancak bu kısa süren ruh hali, yavaş yavaş normal hayata dönüş ile birlikte hafızamızdan silinir gider. Yerinden oynayan taşlar daha da yanlış bir şekilde yerine oturur ve tıpkı kırıldıktan sonra yanlış kaynayan kemikler gibi bizi bir sonraki travmaya dek yeni yanlış yollara sürükler.

Bu yıla yeni ümitlerle girmiş olsam da, hayatımın en büyük travmalarını yine bu yılda geçirdim. Her seferinde şiddetini biraz daha arttıran bu depremler birbirini tetikleyip, sonunda en şiddetlilerini üst üste getirerek, içimde bir yerlerde unuttuğum, hafızamın ve kişisel tarihimin tozlu raflarında kalan bir elması yeniden gün yüzüne çıkardı: Arınma İsteği. Bu defa öylesine güçlü bir şekilde iliklerime kadar hissettim ki, ağlamak bile kar etmeyecekti bu arınma terapisi için. Zaman içinde yaptığım yanlışlarla bulaştırdığım çirkeflerden iyice zift kıvamına dönüşen iç dünyamın yeniden temizlenebilmesi her zamankinden çok daha zor.

Ama bu defa “aman sen de” demeyip belki de dünyanın en zor işine soyundum: hücrelerime işlemiş pislikleri tek tek temizleyip, arınmaya… Kişisel hatalar, satılık ruhlar, yalanlarla örülmüş ilişkiler, motivasyonu menfaat olan insanlar, günü kurtarma odaklı aptallıklar, üzülen/kırılan kalpler ve çığlıkları kulağımı tırmalayan saçmalıklardan tek tek arınmak, oldukça kanlı ve zorlayıcı bir süreç olacak. Ama sonundaki ferahlığı ve ruh dinginliğini gördükçe buna değer diye düşünüyorum. Çıktığım bu zorlu yolda ben ilerledikçe, eski yanlışların beni sırarla takip edip zorlayacağını çok iyi biliyorum. Her biri için daha fazla enerji sarfedeceğim ama sonunda yok olup gidecekler.

İç dünyamın temizlendikçe nefes almaya başlayan ciğerleri, bu alışık olmadığı durum nedeniyle çok acıyacak ve sancıları dayanılmaz olacak. Ama bu zorlu terapi sonunda hepimiz rahat bir nefes alacağız. Geriye yağmurun ardından oluşan gökkuşağını keyifle izlemek kalacak. Size de tavsiye ederim.

24 Comments



24 Responses to “Arınma Terapisi”

  1. ebru şahin diyor ki:

    nefis …….

    This comment was originally posted on FriendFeed

  2. Aslıhan Ece diyor ki:

    hımmmmm güzel düşünce :)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  3. Arman "rmNcr" ACAR diyor ki:

    "İç dünyamın temizlendikçe nefes almaya başlayan ciğerleri, bu alışık olmadığı durum nedeniyle çok acıyacak ve sancıları dayanılmaz olacak. Ama bu zorlu terapi sonunda hepimiz rahat bir nefes alacağız. Geriye yağmurun ardından oluşan gökkuşağını keyifle izlemek kalacak. Size de tavsiye ederim."

    This comment was originally posted on FriendFeed

  4. Ali Kaya diyor ki:

    Ağlamak bile kurtarmayacak demişsin de abi, peki başka ne kurtaracak? Allah’ın en büyük lütuflarından birisidir ağlamak. İnsan ağlayamazsa patlarmış, o göz yaşı damlalarının her birinde atom bombası kudretinde duygu yüklü olurmuş, pislikler olurmuş. Allah kalbi bembeyaz yaratmış. yaptıklarımız nokta nokta kirletir olmuş. Ama Allah tövbe kapısını hep açık bırakmış. Biz tövbe ettikçe silecekler kalbimizi temizlermiş. Ben eminim senin kalbine kilit daha vurulmamıştır. Kimsenin kalbine kilit vurulmamıştır zaten. O yüzden ağlamak erdemliktir, kendini bir odaya çekip geçmişi düşünürken arınmak insanı refaha erdiren bir eylemdir. Eline yüreğine kalemine sağlık. En önemlisi kalbine.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  5. Fatih Taşkıran diyor ki:

    Ali, orada da dedim, geçmişte de: ağlamaya lafım yok kesinlikle (http://www.fatihtaskiran.net/2009/02/18/aglamak-guzeldir.html) Ama bazen o yetmez olur arınmak için…

    This comment was originally posted on FriendFeed

  6. iray ♪ diyor ki:

    Ellerine ve yüreğinize sağlık. Herkesin okuyup işte hayat bu diyerek kendilerinden bir şeyler bulabileceği çok samimi,yalın ve gerçekçi bir yazı. Dediğiniz gibi arınma işlemi zor kimi zaman anılar, geçmişin izleri yürekleri sızlatsada geçmişe bakmadan dostların, sevdiklerinde yardımıyla geçmişin her türlü kötü anılarından uzaklaşmaya çalışmak , ruh’a çok iyi geleceği kesin

    This comment was originally posted on FriendFeed

  7. Esra Nur Ertunç diyor ki:

    Çok içten bir yazı. Okuduğumda yorum yapacak bir şey bulamadım. Elinize sağlık…

    This comment was originally posted on FriendFeed

  8. Ali Kaya diyor ki:

    uzun süren bir yorgunluk,giderilememiş çaresizlik,uzatmaları oynadığınız bir mutsuzluk sürecindegitgide kurumaya yüz tutan gözyaşları dökmek.ne yapacağını bilmeyenlerin yüzlerine su serpen son çare.ağlama bittiğinde, yine yorgunluk, yine çaresizlik, yine mutsuzluk.bu kez gözyaşları ile tescil edilmiş şekilde…ağlamak, gözlerin açlığıdır. gözgöze değeceği bir kalbe olan özleme.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  9. Ali Kaya diyor ki:

    "uzun süren bir yorgunluk,giderilememiş çaresizlik,uzatmaları oynadığınız bir mutsuzluk sürecindegitgide kurumaya yüz tutan gözyaşları dökmek.ne yapacağını bilmeyenlerin yüzlerine su serpen son çare.ağlama bittiğinde, yine yorgunluk, yine çaresizlik, yine mutsuzluk.bu kez gözyaşları ile tescil edilmiş şekilde…ağlamak, gözlerin açlığıdır. gözgöze değeceği bir kalbe olan özleme." değil mi abi?

    This comment was originally posted on FriendFeed

  10. Fatih Taşkıran diyor ki:

    Ali, bir nevi öyle. Ama ağlamanın çaresizlik ile ilişkilendirilmesine hep karşı çıkmışımdır. Çok daha ulvi bir şeydir bence…

    This comment was originally posted on FriendFeed

  11. Melis Şekerci diyor ki:

    Ağlamanın çaresizlik ile hiç bir alakası yok. Sevinince de ağlıyoruz, üzülünce de, gerilince de. Ben sinirlenince de ağlıyorum mesela. Güzel bir yazı olmuş. Ellerine sağlık.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  12. Ali Kaya diyor ki:

    bahsettiğim çaresizlik yapacak bir şey olmaması değil, samimiyettir.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  13. Şenay Şen diyor ki:

    etraftaki pisliklerden arınma yöntemlerin hakkında bir ders rica ediyorum fatihciğim. zira ne kadar yüzlerine vurursan vur arsızlıklarıyla dolaşmaya devam ediyorlar :s

    This comment was originally posted on FriendFeed

  14. Fırat DEMİREL diyor ki:

    Şarkı da der hani, "biz büyüdük ve kirlendi dünya", önce kendi dünyamızı sonra tüm dünyayı kirlettik biz.. Oghh, Kaybolan masumiyetimiz şerefine..

    This comment was originally posted on FriendFeed

  15. Fırat DEMİREL diyor ki:

    Şarkı da der hani, "biz büyüdük ve kirlendi dünya", önce kendi dünyamızı sonra tüm dünyayı kirlettik biz.. Oggh.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  16. Ömer Enis diyor ki:

    Temizlenmek yerine pislenmemeyi öğrenmek derim ben.

    This comment was originally posted on FriendFeed

  17. Fatih Taşkıran diyor ki:

    Ömer, pislenmemek diye bir şey yoktur. Herkes kirlenir yaşam boyunca. Kimi daha az, kimi daha çok kirlenir sadece…

    This comment was originally posted on FriendFeed

  18. ozztrojen diyor ki:

    aynı şeyi diyecektim, öyle bir şey yok… herkes kirlenir, bazıları temizlenebilir, bazıları hep kirli kalır ve kirini üstünden atamadıkça da başkalarına bulaştırır.. ama nedir: "kirlenmek güzeldir" :) Eğriyi doğruyu görürsün.. temizi kirliden ayırt edebilirsin…

    This comment was originally posted on FriendFeed

  19. Ömer Enis diyor ki:

    Temizlenmek diye birşey yoktur. Sen öyle sanarsın… Sanmak diye birşey vardır. Güzeldir, avutur insanı…

    This comment was originally posted on FriendFeed

  20. ozztrojen diyor ki:

    hiç kimseyi görmek istemeyen kör değildir

    This comment was originally posted on FriendFeed

  21. Ömer Enis diyor ki:

    Özlem, niye sildin yorumu anlamadım?

    This comment was originally posted on FriendFeed

  22. Ömer Enis diyor ki:

    Yanlış mı gördüm yoksa? Gözlerim bu ara çok kötü, karıştırıyorum başlıkları bazen. Öyleyse gözlerim adına özür dilerim şimdiden. (ciddiyim)

    This comment was originally posted on FriendFeed

  23. ozztrojen diyor ki:

    yanlış yere yazdım Ömer, ondan ;) kendi postuma yazacaktım

    This comment was originally posted on FriendFeed

  24. Anıl diyor ki:

    Eski yaşantılarından arınmak isteyen bir tek ben miyim derken bu yazıyarastlamak ve okumak iyi geldi.Çok güzel bir yazı.

    This comment was originally posted on FriendFeed

Leave a Reply

Additional comments powered by BackType