Geçmiş Zaman Olur ki…

Arşiv

Son zamanlarda sadece “Pazar Yazıları” yazan köşe yazarları gibi oldum, farkındayım. Kaşlarınız çatık bir şekilde yaptığınız sitemlerde haklısınız. Ama inanın sıkı mazeretlerim var…

Hafta içi aklıma gelen, not aldığım ve rastladığım onlarca konu/yazı sürekli birikirken, süregiden çılgın yoğunluk arasında hem güncelliğini yitiriyor, hem de size ulaşamadan arşivin tozlu raflarında kalıyor. Böyle olunca da onları tamamlayıp yayına alma isteği bir türlü içimden gelmiyor. Bu nedenle kendime ayırdığım ender zamanlarda (ki bu genellikle hafta sonları oluyor) ağırlıklı olarak hayata dair paylaşımlarım oluyor.

Tasarım, Internet Kültürü, e-iş, Sosyal Medya, e-marketing gibi kategorileri ihmal ettiğimin farkındayım.  Keza, her geçen gün yenilerini keşfettiğim birbirinden güzel blogları/siteleri tanıtmayı da uzun zamandır es geçmişim. Bugün şans eseri arşivi kurcalayınca dengeleri tekrar yerine oturtmak adına güzel bir yöntem keşfettim. Şöyle yapıyoruz bundan sonra: Hafta içini sektörel, mesleki ve iş ile ilgili paylaşımlara ve uzun zaman ertelediğim yazı dizilerine ayırıyoruz. Hafta sonu ise hayata dair paylaşımlar yapıyoruz. Böylece eski dengemizi de yeniden bulmuş olacağız.

Bu hafta sonu, son zamanlarda ihmal ettiğim sinema ile (oysa son zamanlarda o kadar çok film izledim ki anlatılması gereken) başlayacağız. Önümüzdeki hafta ise bloglardan girip, eğitimden çıkacak; güncel konulara değinip, son zamanlarda en çok sorulan sorularının cevaplarını arayacağız. Yarına dek, bir özür babında sizleri eski günlerden nostaljik bir seçki ile başbaşa bırakıyorum:

- Bir zamanlar blogların popüler trendi mim dalgalarının buralara ilk defa uğradığı yazı ile başlayalım.

- Akabinde MSN üzerinden gelen bir linkle coşan bir isyan yazısı iledevam edelim: Bu topraklardan dünya markası çıkar mı?

- Çok önceleri zevkle başladığım “Tasarımda Renkler” serisinin ilk yazısı: Siyah

- Bir başka yarım kalan (ama önümüzdeki günlerde devam ettireceğim) bir seri olan “Internet’te Marka Oluşturmak” serisinin ilk yazısı: Seçiminizi Yapın

- Bir zamanlar blog aleminde fırtınalar estiren “Pazarlama Blogları Karnavalı”nın bana uğradığı zaman zevkle seçtiğim birbirinden güzel paylaşımları içeren seçki‘nin benim için özel yeri vardır, siz de hatırlayın istedim.

- Bir zamanların saygı duyulan sanatçısının nasıl kendi kendini tüketeceğine dair ibretlik bir vakayı da hafızaları tazelemek adına tekrar buraya alıyorum: Sosyal Medya’da Maymun Olmak.

- Son olarak “Dinlediklerim“in olmazsa olmazı Barış Manço için bir anma yazısı ile bu seçkiyi bitiriyor, hepinize iyi hafta sonları diliyorum.



Leave a Reply

Additional comments powered by BackType