
Her sene daha da artan yerli film enflasyonu ne yazık ki çok az -bazen de hiç- iyi ürünler ortaya koymuyor. Nadir de olsa ortaya çıkan şaşırtıcı derecede iyi örneklerden birinden bahsedeceğim size: Vavien. Önce Engin Günaydın‘ın projesi olarak duymuştum. Ben de çoğu kimse gibi burun kıvırdım. Ardından Taylan Biraderler‘in işin içinde olduğunu öğrenince biraz ilgimi çekti. Filmdeki oyunculara bakınca da (Binnur Kaya, Settar Tanrıöğen, İlker Aksum) sıradan vasat komedilerden biri olduğunu düşünmüştüm. Fakat her geçen gün daha fazla kişiden filmin “iyi” olduğuna dair yorumlar alınca dayanamadım ve filmi izlemeye karar verdim.
Öncelikle şu konuda uzlaşalım: film bir komedi filmi değil. Olsa olsa bir kara mizah örneği olabilir. Filmde Tokat’ta eşi ve biraz “kendi halinde” çocuğu ile oldukça sıradan bir hayat yaşayan elektrikçi Celal’in, Samsun’da saplantılı bir şekilde aşık olduğu bir pavyon kadınına sürekli ulaşma çabası ile iki hayat arasında bocalamasına şahit oluyoruz. İki hayatı birden idare etmeye çalışan ama bunda başarılı olamayan Celal’in ilginç planı ve sonrasında gelişen olaylar sizi kavrayarak hızla içine çekiyor.
İlk denemesi olmasına rağmen Engin Günaydın senaryoda oldukça iyi iş çıkarmış. Oyunculuklar ise tam anlamıyla harika. Yer yer hikayenin içine çekilip savruluyor ve sonunda filmin isminin neden “Vavien” olduğu ile ilgili net bir kanıya varıyorsunuz. Filme dek ben de bilmiyordum ama sonrasında araştırıp öğrendiğime göre: Vavien bir elektrik terimi. Kısaca bir düzeneği iki ayrı noktadan kontrol etmeye yarıyor. Örneğin bir ışığı iki farklı anahtardan açıp kapayabilmek gibi. Filmde de Celal’in içine düştüğü ikilem ve becerisinin sınandığı nokta da bu aslında.
Filme dair daha fazla detay vermek istemiyorum. Uzun zaman aradan sonra bir Türk filmine şans verdiğime pişman olmadım. Size de tavsiye ederim.
http://www.vimeo.com/8316052Additional comments powered by BackType