İbrahim

Balıklı Göl

Ne zaman ve nerede duyduğumu hatırlamıyorum ama esrarengiz bir biçimde iki gündür yeniden ağzıma dolanan bir cümle var: “İbrahim, içimdeki putları devir!” Önce mırıldanarak söylediğim bu cümle sürekli tekrarladığım bir şey haline gelince işler iyice çığrığından çıktı.

Şöyle bir araştırma yaptığımda cümlenin Asaf Hâlet Çelebi‘nin bir şiirine ait olduğunu öğrendim. Hatta Aykut Kuşkaya‘nın da eklemeler yaparak bu şiiri bestelemiş olduğunu görmek beni çok şaşırttı. Son günlerime derin anlam katan bu mısraları sizinle paylaşmasam olmazdı.

İbrahim,
İçimdeki putları devir;
Elindeki baltayla.
Kırılan putların yerine,
Yenilerini koyan kim?

Güneş buzdan evimi yıktı.
Koca buzlar düştü.
Putların boyunları kırıldı.
İbrahim,
Güneşi evime sokan kim?

Asma bahçelerinde dolaşan güzelleri,
Buhtunnasır put yaptı.
Ben ki zamansız bahçeleri kucakladım,
Güzeller bende kaldı.
İbrahim,
Gönlümü put sanıp da kıran kim?

Asaf Hâlet Çelebi

Bestelenmiş hali: İbrahimAykut Kuşkaya



4 Responses to “ “İbrahim”

  1. Paylaşım için çok teşekkürler daha önce duymamıştım çok anlamlıymış. Tekrar teşekkürler

  2. Maria diyor ki:

    Şiir icin çok teşekkürler. Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum.

  3. Süleyman Sönmez diyor ki:

    Fatih, yıllar önce okumuştum Asaf ustayı ve hakkında bir şeyler yazayım derken doğru dürüst kaynak bulamamış yazılı kaynaklara kitaplara dönüp 2004 yılında şu yazıyı yazmıştım. http://www.mihrace.net/asafhaletcelebi/

    Benim için Asaf, olmadık zamanda olmadık şeyleri haykıran bir adamdır. Sözlerini anlamak için bir süre Zen ekolunu, bir süre Bodhi Dharma’yı bir süre tasavvufu kovalamak gerekir. Boş değil, her kelimesi dolu adamdır. Ama dediğim gibi çoğu zaman, arayan kaybolur, yerine Arama kalır. Arama ise tüm aklın Bilen sıfatını gizleyen tek örtüdür.

    Ne zaman ki Arama – Bilme ikiliği biter, o zaman “Kim?” sorusunun bizzat kendisi Zat’a dönüşür. Put kırmak bir yana o gönle put koymak kimin haddine? denir.

    Putların en büyüğünü “Ben”i kıracak kişi nerede?

    İşte ne zaman şiirlerini okusam, hırsız şiirini en çok beğendiğimi hatırlarım.

    HIRSIZ
    pencereden giren mehtap
    bu evde hırsız var
    mehtapta
    pencerede oturmus
    beni görüyorum

    kapıyı çalsam
    içerden ben çıkacağım
    içerden çıkacak beni
    ne kadar görmek istiyorum

    penceredeki beni uyandırmalıyım
    içerde hırsız var
    içerdeki hırsızın
    ben olacağımdan korkuyorum.
    —–
    Son olarak şiirlerini şu an bizim yazdığımız gibi yazmıyor Asaf Halet aralarına çok acayip gelebilecek boşluklar koyarak uzatıp kısaltıyor ve ancak o şekilde basılmalarını istiyor. Enteresan değil mi? Şema şiiri tamamlıyor.

Leave a Reply

Additional comments powered by BackType