Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 20 Eylül 2009 | 37 comments
O’nu mutlaka görmek isteyeceksin bir gün, öyle veya böyle. Ne kadar “umurumda değil” desen de… Neden biliyor musun? Çünkü insanoğlunun yaşamasını sağlayan en önemli dürtü “merak”tır. Özellikle de “Nereden geldim ben, nasıl oldum?” gibi sorularının cevabını arar insan ömrü boyunca. Eninde sonunda senin de içinde bu merak uyanacak ve ona yenik düşeceksin. Onu bulacak ve görmek isteyeceksin.
(daha...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 19 Eylül 2009 | 1 comment
Hayır bu defa “eski bayramlar” diyerek ve çocukluk anıları anlatarak sıkıcı bir giriş yapmayacağım. “Modern Zaman Tebrikleri”*ne alıştım artık. Geleneğe uyup steril, kısa ve öz bir tebriğim var bu defa: Tüm okurlarımın ve internet aleminin Ramazan bayramını tebirk eder, sevdiklerinizle birlikte mutlu ve huzurlu, şeker gibi bir bayram geçirmenizi dilerim.
*: Siz de tepkiliyseniz benim gibi bu “steril tebriklere” ses verin de eski günlere dönelim bir dahaki bayramda tekrar. ...
Posted by Fatih Taşkıran in Internet Kültürü, Sosyal Medya, e-Marketing
on 17 Eylül 2009 | 8 comments
Bir varmış, bir yokmuş… Teknolojiyi ve bilgiyi hep dışarıdan ithal eden bir ülkede, pazarlama vilayetinde markalar ve ajanslar mutlu ve huzurlu bir hayat yaşarlarmış. Her güne aynı şekilde başlayıp, atalarından kalan geleneklerini devam ettiren şehrin sakinleri, arada bu montonluktan sıkılıp farklı şeyler denemeye kalkışanları isyan çıkarmakla suçlayıp, hızla aforoz ederek alışkanlıklarını sürdürür, törelerini korurlarmış. Bu kurulu düzen süregiderken bir gün, yine ithal edilen kolilerden birinin üstündeki yazı hepsini kuşkulandırmış: Sosyal...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 13 Eylül 2009 | 1 comment
Makale Yazarı: John Taylor Gatto
Mevcut okulların en büyük başarısı şu ki, benim en kaliteli öğretmen arkadaşlarım arasında, hatta tanıdığım en iyi aileler arasında bile çocukların başka türlü eğitilebileceğine dair düşünceye sahip olanların sayısı son derece azdır.
Oysa belki bir yüzyıl öncesinde durum çok daha başkaydı: İnsanlar yine disiplinliydiler, ama aynı zamanda özgürdüler; sosyal sınıflar arasında bu kadar keskin bölünmeler yoktu; insanlar kendilerinden daha emin, icad yeteneği yüksek, ve en önemlisi, pek çok şeyi bağımsız olarak...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 12 Eylül 2009 | 0 comments
Çocuklara öğrettiğim altıncı ders, “daima izleniyor oldukları” dersidir. Ben bir eğitimci olarak öğrencilerimi daima gözetim altında tutarım. Bütün öğretmen arkadaşlarım da aynı şeyi yaparlar. Bu sebeple, çocukların kendilerine özel bir alanları yoktur, kendilerine özel bir zamanları da. Belki ders başlangıcında gelişigüzel arkadaşlık yapmaları için en fazla beş dakikaları olur. Sonra öğretmenler olarak bu süreci hemen keseriz. Eğer öğrenci gevezeliğe evde devam ediyorsa, aileleri çocuklarının düzensiz davranışlarını rapor etmeye teşvik...