Posted by Fatih Taşkıran in Sosyal Medya, e-Marketing
on 06 Kasım 2009 | 2 comments
Terminatör’ün Türkiye’ye geliş öyküsünün son bölümünde, yol haritamızın son ayağı olan ve yaşanan sürecin belki de en heyecanlı kısmı olan final bölümüne: yani eğlence kısmına yakından göz atacağız. Sosyal Medya kampanyalarında etkiyi maksimuma ulaştıran öğelerden biri de kitleyi oyunun içine katmak ve onları katılımlarını ödüllendirmektir. Bu noktadan hareketle, son haftamızda eğlenceyi doruk noktasına ulaştırmak için kolları sıvadık.
(daha...
Posted by Fatih Taşkıran in Sosyal Medya, e-Marketing
on 05 Kasım 2009 | 15 comments
Terminatör’ün Türkiye’ye geliş öyküsünde bugün, kampanya süresince yaşananlara daha yakından bakacağız. Projenin hazırlık aşaması ve Yol Haritası’nın ardından sıra, çizdiğimiz yolda emin adımlarla ilerlemeye gelmişti. Bu zorlu ama bir o kadar da eğlenceli süreçte yaşananları hatırladığımıza bugün bile gülümsüyor ve mutlu oluyoruz. Karşılaştığımız zorluklara ve bizi sınırlayan olgulara rağmen o kadar keyif alıyorduk ki zaman içinde bunun alışkanlığa dönüştüğünü fark ettik. İşte o eğlenceli süreç:
(daha...
Posted by Fatih Taşkıran in Sosyal Medya, e-Marketing
on 04 Kasım 2009 | 10 comments
Terminatör’ün Türkiye’ye geliş öyküsüne kaldığımız yerden devam ediyoruz. İlk bölümde projenin hazırlık aşamasına kısaca değinmiştim. Bugün de oluşturduğumuz yol haritası ve bunun üzerinden ilerleyişimize bir bakış atalım istiyorum. Hazırsanız başlayalım:
(daha...
Posted by Fatih Taşkıran in e-Marketing
on 09 Mart 2008 | 10 comments
Son günlerde kendimi iyice Erdener Abi gibi hissetmeye başladım. Artan yoğunluk/yorgunluk’tan dolayı dış dünya ile bağlantım koptu. Sorulan sorulara tek kelimelik cevaplar verir oldum. Sonuncusu da sevgili Uğur‘a denk geldi. Geçenlerde Bildirgeç‘te bir yazı yazmış. Sağolsun her zamanki gibi bana yolladı. MSN üzerinden link geldi; tıkladım, açtım. Yazının başlığına şöyle bir baktım, içeriğine göz attım ve tek kelimelik bir cevap verdim: Çıkmaz.
(daha...
Posted by Fatih Taşkıran in e-Marketing
on 20 Ocak 2007 | 11 comments
Internet’te Marka Oluşturmak adlı serimizin ikinci bölümünde herkesin uzunca zamandır merakla beklediği konuya değineceğiz: markamıza isim vermeye. Birinci bölümde, hatırlayacağınız gibi sizden bir seçim yapmanızı istemiştim. Alışılagelmişin dışında birtakım tavisyelerde bulunmam bazılarınızı şaşırttı. Eğer hala okumadıysanız, bu bölümden önce lütfen ilk bölümü okuyun ve seçiminizi yapın. Eğer sizin için internet bir “medya ve iletişim ortamı” ise bu bölümü es geçebilirsiniz. Internetin kendileri için “iş ortamı”...