Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 13 Eylül 2009 | 1 comment
Makale Yazarı: John Taylor Gatto
Mevcut okulların en büyük başarısı şu ki, benim en kaliteli öğretmen arkadaşlarım arasında, hatta tanıdığım en iyi aileler arasında bile çocukların başka türlü eğitilebileceğine dair düşünceye sahip olanların sayısı son derece azdır.
Oysa belki bir yüzyıl öncesinde durum çok daha başkaydı: İnsanlar yine disiplinliydiler, ama aynı zamanda özgürdüler; sosyal sınıflar arasında bu kadar keskin bölünmeler yoktu; insanlar kendilerinden daha emin, icad yeteneği yüksek, ve en önemlisi, pek çok şeyi bağımsız olarak...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 10 Eylül 2009 | 3 comments
Öğrettiğim dördüncü ders, “Hangi derslere çalışacağına öğretmen olarak benim karar vereceğimdir.” Sahip olduğum bu güç sayesinde “iyi çocuklar” ile “kötü çocuklar”ı her zaman birbirlerinden ayırma fırsatı yakalarım. İyi çocuklar onlara verdiğim ödevi benimle hiçbir çatışmaya girmeden ve büyük bir istekle yapan öğrencilerdir. Aslına bakarsanız, çocuklara öğretilecek milyon tane iyi konu vardır. Ama ben öğretmen olarak bunların içinden yalnızca birkaç tanesini seçerim. Bu tercih bana aittir. Bu tercihi yaparken, hiç...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 09 Eylül 2009 | 1 comment
Öğrettiğim üçüncü derse gelince: “Çocukların özgür iradelerini önceden tasarlanmış emir zincirleriyle kuşatmaktır.” Bir öğretmen olarak okulda öğrencilerin sayısız kararına müdahale ederim. Bunu yaparken, ya bana meşru bir hak olarak verilen notla korkuturum onları. Ya da benim sınıf üzerindeki kontrolümü tehdit eden davranışlarını disipline bildirmekle geri püskürtürüm. Özellikle bu gibi durumlarda benim kararlarım birbirine ardına hızla gelir.
(daha...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 08 Eylül 2009 | 1 comment
Çocuklara öğrettiğim ikinci ders, Açıl dediğimde açılmak, kapan dediğimde kapanmaktır; tıpkı bir elektrik düğmesi gibi. İlk ders veya son ders olması hiç farketmez, öğrencilerimden her zaman öğrettiklerime karşı yüzde yüz bir ilgi beklerim. Bunu tavizsiz talep ederim. Sıralarının yanlarında sürekli dolaşarak onlardan hep bir beklenti içinde olurum. Onları onaylama yetkimi, aralarında bir rekabet oluşması yönünde bilinçli bir şekilde kullanırım.
Dersin bittiğini haber veren zil çaldığında ise, hemen tavır değiştirir ve onlardan ellerindeki işi derhal...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 07 Eylül 2009 | 3 comments
Dün Öğretmenlik ve Eğitim konusuna kısaca değinmiş ve size harika bir makaleden bahsetmiştim: “Okul Öğretmeninden Altı Ders“. Bugünden itibaren önümüzdeki 6 gün boyunca harika tespit ve güzel çıkarımlar içeren bu makalenin çevirisini yayınlıyor olacağım. Umarım okuyan herkes için yeterince faydalı olur. İlk bölüm ile başlıyoruz:
Bana Bay Gatto deyin lütfen. 26 yıl önce, yapacak daha iyi bir işim olmadığı için öğretmenliği seçtim. Lisans sertifikamda İngiliz dili ve edebiyatı dersleri verebileceğim yazıyor. Ama çalıştığım okullarda...