Currently Browsing: Dinlediklerim

İbrahim

İbrahim
Ne zaman ve nerede duyduğumu hatırlamıyorum ama esrarengiz bir biçimde iki gündür yeniden ağzıma dolanan bir cümle var: “İbrahim, içimdeki putları devir!” Önce mırıldanarak söylediğim bu cümle sürekli tekrarladığım bir şey haline gelince işler iyice çığrığından çıktı. Şöyle bir araştırma yaptığımda cümlenin Asaf Hâlet Çelebi‘nin bir şiirine ait olduğunu öğrendim. Hatta Aykut Kuşkaya‘nın da eklemeler yaparak bu şiiri bestelemiş olduğunu görmek beni çok şaşırttı. Son günlerime derin anlam katan bu mısraları sizinle...
read more

Bu Ne Biçim Hikaye Böyle?

Bu Ne Biçim Hikaye Böyle?
Dinlediklerim‘in Barış Manço’dan sonra konuğunun Mazhar Alanson olması beni tanıyanları şaşırtmaz. Ancak onlarca şarkısı arasından belki de son sıralarda olacak olan “Bu Ne Biçim Hikaye Böyle?”yi seçmeme hala ben de inanamıyorum. Şu sıralar en çok dinlediğim Mazhar Alanson parçası olmasından olsa gerek diye düşünüyorum. Sözü daha fazla uzatmayayım da sizi şarkı ile başbaşa bırakayım. Bu ne biçim hikaye böyle? Hasta mısın nesin bana söyle. Gel gidelim güneylere, Yenilenip dinlenmeye. Deliyim ben aslında… Senin gibisin...
read more

Barış Manço

Barış Manço
Bizi zamana dokundurtmayan hiçbir sahici müzik yoktur. – E. M. Cioran Yapı itibariyle bir çok müzik türünü dinler, zevk alırım. Bir müziğin bana bir anlam ifade edebilmesi için illa söz içermesi gerekmez. O müzik bana bir şeyler hissettirebiliyorsa benim için yeterlidir. Tabi az da olsa asla tahammül edemeyeceğim türler de vardır. Herkes gibi benim de müzik sözkonusu olduğunda “vazgeçilmezlerim” vardır. Dinlediklerim‘den bahsediyorsak eğer, yine beni tanıyanların kolaylıkla tahmin edebileceği gibi ilk olarak Barış Manço diyeceğim. İlk olarak...
read more

Cacık

Cacık
Sözüm meclisten dışarı dostlar. Bugünlerde kendimi “hıyar” gibi hissediyorum. Hani dilim dilim doğrasalar beni, Marmara, Ege, Karadeniz ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum. Derdim öylesine büyük ki dostlar. Kırka yarıp, yine kırka bölseler, Ve kırk bostana gübre diye serpseler, Kırkbin tane ot biter de kırkbin derde deva olur diyorum. Ne oldu bana böyle durup dururken? Oğlan aldı başını gitti. Kız zaten lafımı dinlemezdi. Düğmem kopuk, paçam sökük, oramda buramda çengelli iğneler… Bir de çengelli iğne nazar bozar derler! Hanımın çorabı...
read more