Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 13 Şubat 2009 | 12 comments
Bu yazı bir aşkın öyküsü aslında. Belki de ölene dek sürecek bir bağlılığın hikayesi. Çok öncelerden, çocukluğumdan başlayabilirim bu öyküye. Uzunca zamandır, tanıştığımı bilip de bir türlü adlandıramadığım bu kavramın adını ilk duyduğum an hissettiğim şeylerden… Öylesine yoğundu ki o sıralar içimdeki yalnızlık; kelimenin tam anlamıyla aşık olmuştum bu duyguya. Benim için vazgeçilmez bir şey olmuştu. Kendimle başbaşa kalmak, kendimi dinlemek, bana inanılmaz zevk veriyordu. İçimdeki boşluğun beni hızla içine çektiği dipsiz bir kuyu...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 12 Ocak 2009 | 1 comment
Yaklaşık bir haftadır kaygı ile beklediğim gün sonunda geldi. Ama bu defa beklediğim gibi melankolik bir doğum günü geçiremedim. Çünkü bu defa bir önceki yazıda bahsi geçen harika insanlar önce bir gece yarısı sürprizi yaptılar. Sonrasında ise gün boyu gelen telefon, mesaj, mail vb yollarla gelen kutlamalar beni iyice şımartır oldu. Üstüne bir de gelen inanılmaz güzellikteki çiçekler ve ofiste beklemediğim bir şekilde sıradışı kutlama partisi… Ayaklarım iyice yerden kesildi. Sanırım geçirdiğim en güzel doğum gününü yaşıyorum.
(daha...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 31 Aralık 2008 | 2 comments
Koca bir yılı daha geride bıraktık. Yılbaşı günleri; benim geçici süre de olsa, tüm ruhumu işgal edecek melankolik bir sürecin başlangıcı olur. Yeni yıla girerken herkesin hissettiği coşku, sevinç, ümit karşımı o tatlı heyecanın tersine, içime ağır ağır çöken bir melankolik havanın etkisine girerim. Zira doğum günüm çok yaklaşmıştır ve ben bir yaş daha yaşlanıyorumdur. Bu nedenle yılbaşı gecelerim genelde biraz buruk geçer. Ama bu defa farklı duygular içindeyim.
(daha...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 14 Ekim 2008 | 2 comments
6 ay’ı aşkın zaman olmuş buralara uğramayalı. Bu verdiğim en uzun ara… 70′i aşkın yorum birikmiş. Buna rağmen ümidi kesmeyen takipçiler e-posta kutusunu da doldurmuşlar. Yazma açlığımı bunca zamandır sadece günlükler ve çeşitli başka defterle doyuruyorum. Ama sanırım dayanamayacağım. Tekrar başlıyoruz, yola koyuluyoruz hep beraber.
Bu defa şirket/ürün meselelerine alabildiğince az değineceğim. Daha çok halihazırda web dünyasında dönen gelişmeler ve mesleki durumlara/sanal hayatlara derinlemesine bakacağız gibime geliyor. Yine de belli...
Posted by Fatih Taşkıran in Hayat
on 21 Mart 2008 | 1 comment
Önemli not: Bu yazı çok öncelerde yayınlanacaktı ancak önce YouTube yasağı, sonrasında Ergenekon operasyonları derken erteleye erteleye bir hal oldum. Hazır İlhan Selçuk‘da serbest kalmışken, daha fazla arkada dursun istemiyorum, o nedenle yayına alıyorum. Dilerseniz kaale almayabilirsiniz. Şu haliyle bile oldukça güncelliğini yitirmiş durumda çünkü.
(daha...