Yeni Oyuncağımız: Google Buzz

Google yine enteresan bir sürprizle bizi şaşırtmayı başardı. Böylece Sosyalleşme Savaşları‘nda yeni bir cephe daha açılmış oldu. Facebook‘un FriendFeed‘i satın alma hamlesinin ardından geçen zaman içinde iştahla beklenen Google Wave, bolca eksiği ile biraz hayal kırıklığına neden olsa da Google, ani bir hariketle bir anda milyonlarca Gmail kullanıcısını sosyal network aracına kavuşturdu: Google Buzz. Temel olarak FriendFeed özelliklerini bünyesinde barındırsa da Buzz, çok daha fazlasını vadediyor. Gelin bu yeni oyuncağımıza birlikte göz...
read more

iPad: Devrim mi? Fiyasko mu?

Uzun zamandır konuşulan ve tıpkı iPhone‘da olduğu gibi konsept tasarımlardan dedikodulara dek hakkında türlü spekülasyonlar yapılan Apple‘ın beklenen ürünü iPad, nihayet görücüye çıktı. Apple, bildiğiniz gibi gündemi değiştiren lansmanları ile meşhur.  Ama yakın tarihinde, özellikle internet üzerinde yoğun gündem oluşturan üç lansman var: 2003 yılında yapılan PowerMac G5, 2005 yılında PowerPC işlemcilerinden Intel’e geçiş ve 2007′de iPhone lansmanları. Şimdi bunlara 2010 iPad lansmanını da ekleyebiliriz. Gelin bu çok konuşulan...
read more

Star Wars Efsanesi

Madem ki “İzlediklerim“i artık buraya taşıyoruz, beni az çok tanıyan herkesin tahmin edebileceği gibi ilk olarak Star Wars efsanesinden söz edeceğim. Bir Star Wars hayranından pek de objektif yorumlar beklemeyebilirsiniz. Haksız da sayılmazsınız. Yer yer eleştirilecek noktaları, beğenmediğim kısımları olsa da Star Wars, benim gözümde daima en muhteşem sinema işi olmayı sürdürecek. Rahatsız olduğum konuları bir başka yazıya bırakarak sizi bu efsane ile tanıştırmak istiyorum. (daha...
read more

Nasıl Yaptığın mı, Nasıl Sattığın mı Önemli?

Geçenlerde bir arkadaşım belirli bir konuya hakim veya konu ile ilgili bir vasfı olmadığı halde konunun uzmanı, üstadı vb. gibi anılan insanların çoğaldığını, üstelik izleyici kitlesinin de içi boş kişilere veya başarısız işlere prim verdiği ve alkış tuttuğundan yakındı. Bu tür yakınmaları son zamanlarda çok duyduğum için müstehzi bir şekilde gülümsedim ve sık tekrarladığım bir tespiti söyledim: “Ne yaptığın değil, nasıl sattığın önemlidir.” (daha...
read more

Elveda 2009

Hayatımın en zor zamanlarını yaşadığım ve sanırım hep nefretle anacağım yıl nihayet bitiyor ve ben ona elveda diyorum. Oysa 2008 biterken ne umutlar vadediyordu bana… “Elveda” kelimesini ve anlamını bu kadar seveceğim hiç aklıma gelmemişti. Yılbaşından, kutlama ve jargonlarından, yaklaşan doğum günü ve ömrümden bir yıl daha geçmesinin habercisi olarak pek hoşlandığım söylenemez. Ancak bu defa adeta hasretle bekliyorum bu yılın bitmesini. 2009′a dair söylenecek tek bir şey varsa o da beni “büyüten” bir yıl olduğudur. (daha...
read more

Alp Bela ile Parmaklara Gelmek

Güzel ve beğendiğim projelerde yeni bir durak: Parmaklara Gel! Son zamanlarda internette her yerde karşıma çıkan “Alp Bela’nın Son Klibi” adlı videonun izini takip edip siteye ulaştığımda aklıma ilk Dexter virali geldi. Yaklaşık 3 yıl olmuş ama ne yazık ki Türkiye’de hiç o tadda bir viral çalışmasına henüz rastlayamadım. Ama en azından o çalışmayı teknoloji olarak bana hatırlatan bu proje hoşuma gitti. (daha...
read more

Vavien

Her sene daha da artan yerli film enflasyonu ne yazık ki çok az -bazen de hiç- iyi ürünler ortaya koymuyor. Nadir de olsa ortaya çıkan şaşırtıcı derecede iyi örneklerden birinden bahsedeceğim size: Vavien. Önce Engin Günaydın‘ın projesi olarak duymuştum. Ben de çoğu kimse gibi burun kıvırdım. Ardından Taylan Biraderler‘in işin içinde olduğunu öğrenince biraz ilgimi çekti. Filmdeki oyunculara bakınca da (Binnur Kaya, Settar Tanrıöğen, İlker Aksum) sıradan vasat komedilerden biri olduğunu düşünmüştüm. Fakat her geçen gün daha fazla kişiden...
read more

Buzdan Heykeller

Eskiden başarılı ve hayranlık uyandıran işleri, bookmarklanacak servis ve siteleri sürekli “Tıkladıklarım” ve “Beğendiklerim“de arşivlerdim. Fakat sosyal imleme servisleri çıktı mertlik bozuldu :) Bu kategorileri ihmal etmemeye karar verdim. Bugün bahsedeceğim proje: Buzdan Heykeller. (daha...
read more

Bir Traşın Anatomisi

Kim derdi ki yıllardır kullandığın marka, bir gün evine yollayacağı çok özel bir paketle seni şaşırtacak?  Ofise gelen şık, siyah paketin üstündeki parmak izi alanı ilk şaşırtıcı şey oldu benim için. Sonra o alana dokununca duyulanşuh bir kadın sesi “Fatih beey” diya başlayan bir cümle kuruyordu. Ses o kadar çekiciydi ki kutunun içieriğine olan merakımı unutup, defalarca mesajı dinledim. Kutunun içinde ise başka bir sürpriz beni bekliyordu. (daha...
read more

2012: Felaket Filmlerinin Sonu

İlk olarak Stargate ile tanıdığım, sonra Independence Day (ki şimdilerde kimse hoş bir şekilde anmasa da yeri çok ayrıdır bende) ile sinema hayatımıza yeni bir soluk getiren Roland Emmerich‘in son filmi benim için ızdırap verici bir geri dönüş deneyimi yaşattı. Oysa  The Day After Tomorrow ve özellikle 10,000 BC‘den sonra yeni bir felaket filmi ve üstelik “2012″ gibi epik bir konu üzerine kurgulanacağı haberi beni çok heyecanlandırmıştı. Ne yazık ki sonuç benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. (daha...
read more